Ana Menü
















Hoşgeldiniz!..
ÜLKÜ YOLUNDA GÜLLER VE DİKENLER PDF Yazdır e-Posta

Bilindiği gibi insanlık tarihi milletler mücadelesinin oluşturduğu dinamiklere göre şekillenir, tarih ve coğrafya ise milletlerin kaderini belirleyen önemli etkenlerin başında gelir. Bu tespit, bizim gibi yeryüzünün en köklü, en dinamik milleti için, yani büyük Türk milleti için, çok daha belirgin ve çok daha etkin bir gerçekliği ifade eder.

Tarihin her döneminde ilahi bir misyonla yüklenmiş bir “kutlu millet” olan Türk milletinin bir şekilde girip çıkmadığı yeryüzünde ne bir ülke, ne bir medeniyet nede bir kültür dairesi vardır. Asya’dan Avrupa’ya hatta Amerika’ya, Sibirya’nın dondurucu soğuk sularından Afrika’nın yakıcı sıcak çöllerine kadar etkileşime girmediğimiz insan topluluğu adeta kalmamıştır. “ Dünya tarihinden Türkleri çıkarırsanız, hiçbir millet kendi tarihini yazamaz” tespiti bilim ilerledikçe artık bütün tarihçilerin ortak söylemi haline gelmiştir. Böyle bir milletin doğal olarak dostu az düşmanı çok olacaktır.

Devamını oku...
 
ASRIN PROJESİ TEHLİKEDE Mİ? PDF Yazdır e-Posta

Avrupa’nın enerji güvenliği için Nabucco’nun rolü azalıyor mu? Avrupa'nın enerji güvenliği açısından kilit konumda görülen Nabucco Boru Hattı projesi bu açıdan asrın projesi olarak nitelendiriliyor. Ancak teknolojik gelişmeler ve rakip boru hattı projeleri Nabucco'nun önemini tehdit ediyor.

Geçmişte Avrupa’nın Kafkaslardaki ve ötesindeki doğalgaza erişerek Rusya’nın doğu-batı boru hatlarındaki tekelini kırma fikri kulağa olmayacak bir şey gibi geliyordu ama Nabucco Boru Hattı projesi bu hayali gerçeğe dönüştürdü. Geçtiğimiz ay Dünya Bankası, Avrupa Yatırım Bankası ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’ndan aldığı 5 milyar dolarlık krediyle, proje hız kazandı.

Nabucco henüz tamamlanmış bir proje değil ve en büyük iki ortak (Alman RWE ve Avusturyalı OMV) 8 Ekim’de yaptıkları açıklamada önümüzdeki yılın yatırım kararını henüz almadıklarını belirtti. RWE projenin Türkiye ayağını inşa etmek istiyor ancak Türkiye yerel firmaların da pastadan pay alabileceği bir kamu ihalesi düzenlemeyi planlıyor.

Devamını oku...
 
BAYRAĞIMIZIN DERİN ANLAMI... PDF Yazdır e-Posta

Türk Bayrağı rengini şehitlerin kanından, ilhamını da kan gölüne yansıyan ay ve yıldızdan aldığını biliyoruz.

Fakat bayrak hakkındaki bu bilgi, bayrağın taşıdığı kutsal anlamı, o anlamdaki sembolizmi, ondaki derinliği ve yüceliği anlatmaya yetmez.

Bilindiği gibi, genellikle Hıristiyan milletler bayraklarına Haç şeklinde semboller yer almaktadır. Müslüman milletlerde ise Hilal görünmektedir.

Haç'ın anlamı Hazreti İsa (a.s.)'nın çarmıha gerilerek haç şeklinde şehit edildiğine inandıkları için Hıristiyanlar onu sembol olarak alırlar.

Peki ya Hilal? Müslümanlarca sembol olarak kabul edildiğini biliyoruz. Ancak bunun sembolik değeri nereden gelmektedir?

Devamını oku...
 
İŞTE TÜRKİYE'NİN "SURALP"İ PDF Yazdır e-Posta

Türkiye'nin "SURALP"i tanıtıldı Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Mekatronik Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kemalettin Erbatur liderliğindeki ekip tarafından geliştirilen Türkiye'nin ilk insansı robotu ''SURALP'' tanıtıldı.

Doç. Dr. Erbatur, üniversitenin Tuzla Yerleşkesi'ndeki tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, bu tür robotların insana, insanın bulunduğu ortamda yardımcı olması için tasarlandığını söyledi.

Doç. Dr. Kemalettin Erbatur, Sabancı Üniversitesi Robot Araştırmaları Laboratuvar Platformu'nun kısaltmasından adını alan ''SURALP''in hazırlık çalışmalarına 2002 yılında başlandığını ve bu çalışmaların yaklaşık 5 yıl sürdüğünü ifade etti.

''SURALP''in başındaki kameralarla çevreyi algılayabildiğini ve elleri vasıtasıyla da nesneleri tutabildiğini belirten Doç. Dr. Erbatur, ''SURALP'' için 1 milyon dolar tutarında kaynağın harcandığını bildirdi.

''SURALP, Türkiye'nin ilk insansı robotu olma özelliğini taşıyor'' diyen Erbatur, 164 santimetre uzunluğundaki robotun, 114 kilogram ağırlığında olduğunu söyledi.

Devamını oku...
 
GOOGLE BUNU DA BAŞARDI PDF Yazdır e-Posta

İnternet devi Google, kendi kendisini sürebilen sürücüsüz otomobilleri California yollarında binlerce kilometrede başarıyla test ettiğini açıkladı.

Yazılım mühendisi Sebastien Thrun şirketin resmi blogundan yaptığı açıklamada, diğer araçları görmek için üstünde video kameralar, radar sensörleri ve lazer menzil ayarlayıcıları bulunan otomobillerin şimdiye dek yapılan deneme sürüşlerinde 224 bin kilometreden fazla yol katettiğini belirtti.

Bu testler sırasında araçlarda her an kontrolü ele almak üzere deneyimli bir sürücünün ve bir yazılım uzmanının da bulunduğunu belirten
Google, bu araçların trafik yoğunluğunun ve kaza sayısının azalmasına yardımcı olmasını umduğunu bildirdi.

OTOYOLDA KAZAYA KARIŞMADI

Şoförsüz test otomobilleri, San Francisco'nun ünlü Golden Gate Köprüsü, kentin meşhur inişli çıkışlı sokakları ile Google'ın ofis binaları ve Tahoe Gölü arasında mekik dokudular.

Google mühendisleri New York Times gazetesine, otoyollarda bu araçların hiçbir kazaya karışmadan gidip geldiklerini, sadece bir kez bir otomobilin trafik ışıklarında başka bir araca hafifçe arkadan çarptığını anlattılar.

Devamını oku...
 
METROBÜSLERİN GERÇEK FİYATI ORTAYA ÇIKTI PDF Yazdır e-Posta

İETT sık sık yolda kalan ve kentiliyi canından bezdiren Phileas’lar için mahkemeye gitti, gerçek fiyatı da ortaya çıktı.

Hollanda’dan alınan Phileas markametrobüsler, İstanbul trafiğine girdiği günden bu yana yaşattığı sıkıntılarla gündeme geliyor. Sık sık arızalanan, yokuşta tıkanıp kalan, trafiği tıkayarak yolculara ve diğer sürücülere saç baş yolduran Phileas’lar, sonunda İETT’nin sabrını taşırdı.

Phileaslar’in arızalarıyla ilgili araştırma yapan İETT yetkilileri, metrobüslerde her seferinde “tek tip” arızameydana geldiğini, Hollanda’daki APTS firmasının gerekli yedek parçayı vermemesi ve yeterli teknik eleman bulundurmaması nedeniyle arızaların ortadan kaldırılamadığını belirledi.

Alınan 50 metrobüsün 1 yıl gecikmeli teslim edilmesi, bunların 35’inin arızalar nedeniyle uzun süre İkitelli’deki garajda beklemesi de olaya tuz biber ekti. Tümbu olumsuzluklar üzerinemahkemeye başvuran İETT GenelMüdürlüğü, Hollanda’daki üretici firma aleyhine yaklaşık 16 milyon TL’lik dava açtı.

Dava dilekçesinde, Ağustos 2008 tarihine kadar kademeli olarak teslim edilmesi gereken 50 adetmetrobüsün 1 yıl gecikme ile Temmuz 2009’da teslimedildiği belirtilirken, 50 adet metrobüs için 65milyon 397 bin 500 Euro ödeme yapıldığı ifade edildi. Şimdiye kadar 1.2milyon Euro’ya alındığı bilinenmetrobüslerin tanesinin aslında 1milyon 307 bin 950 Euro’ya alındığı ortaya çıktı.

Devamını oku...
 
ÜLKÜCÜ HAREKET OLMASAYDI NE OLURDU? PDF Yazdır e-Posta

 

12 Eylül 1980’den sonra, bu dönemin zulmünden yorgun ve yılgın düşen bazı insanlar, “Aldatıldık, birbirimizle dövüştürüldük, kullanıldık” gibi yemlere pek kolay kapıldılar. Gerçi, askerî darbeyi planlayanlar olayların biraz daha darbe zeminine doğru gelişmesini sağlamak için, müdahale edebilecekleri yerlerde etmediler ve gerek milliyetçilerden gerekse Marksistlerden yönlendirebildikleri insanları, kan gölünü genişletmek için kullandılar. Fakat, bunlar mevzii etkilerdi ve ne hareketi başlatan, ne de yönlendiren temel sebeplerden değildi. Temel sebep açıktı: Soğuk Savaş...

 

 

 Rusya ile örtük savaşın arka planı

 Soğuk Savaş iki kutba ayrılan dünya güçlerinin kansız mücadelesini ifade ediyordu ve biz de Batı dünyasında ve bu savaşın tam ortasında yer alıyorduk. Ama, bizim için yani Türk milleti için bu savaşın, tarihe dayanan çok daha gerçek ve tehlikeli boyutları vardı. Bu çerçeveden ve bu çapta bakılmadıkça ne olayları anlamak, ne de Türk milliyetçilerinin bu kadar büyük bir inançla mücadeleye girişlerindeki heyecanı açıklamak mümkündür.

Devamını oku...
 
UFUK AÇAN ZAFERLER PDF Yazdır e-Posta

Özünde gelişme kabiliyeti olan her varlık, şartları oluşunca harekete geçer. Açılma, gelişme ve olgunlaşma hedeflerini aşama aşama , adeta zincirleme bir fetih hareketiyle zafere ulaştırır. Tıpkı toprağın içindeki bir incir çekirdeğinin kabuğunu çatlatması, filizlenip toprağı delmesi, fidan olup dal budak salması ve nihayet çiçek açıp meyveye durması gibi. Küçücük incir çekirdeğinin içinde hapsedilen hayat enerjisinin etrafındaki bütün zorluklara rağmen aşama aşama ileriye doğru atılması, açılıp gelişmesi, biri diğerini tetikleyen zaferler dizisidir.

Bu açıdan bakıldığında etrafımızı saran ve benliğimizde odaklaşan hayat denen gerçek mucize en geniş ve en genel anlamda iç içe geçmiş zaferlerin ürünüdür. Eğer, hayat içinde hayatı doğuran böyle anlamlı zaferler olmasaydı, her tarafı derin bir ölüm sessizliği saracaktı. Zifiri karanlığı ölüme mahkum eden aydınlığın enerji dolu ışıkları daha ışımadan sönecekti. Her türlü kötülüğe analık eden kara cehaletin amansız düşmanı olan bilgi akıl dolu kafaları ve sevdalı gönülleri aydınlatamayacaktı. Hayatı zehir eden kopkoyu nefreti kovamayacak, ilahi aşktan zuhur eden sevginin yaşatıcı ve yeşertici rahmani soluğu mana ve madde dünyamızı canlandıramayacaktı.

Devamını oku...
 
DEPREMLER 5 GÜN ÖNCEDEN BİLİNECEK PDF Yazdır e-Posta

4.4’lük depremin ardından açıklama yapan Prof. Dr. Ahmet Ercan sarsıntıyı önceden haber verecek bir sistem üzerinde çalıştıklarını söyledi

Marmara Denizi’ndeki 4.4’lük depremin ardından açıklama yapan uzmanlar, sarsıntının beklenen büyük depremin öncüsü olup olmadığı konusunda kesin bilgi veremeyecekelerini söyledi. Ülkeler Deprem Kestirme Ağı Türkiye Başkanı ve İTÜ Maden Fakültesi Jeofizik Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Ercan, son araştırmalara göre ‘gerginlik dalgaları’ diye anılan ve duyulmayan dalgaları depremden 3 ile 5 gün önceden ölçerek 4.5’den büyük depremlerin geliyor olduğunu söyleyebileceklerini kaydetti. Ercan “Deneme ölçümlerinde yüzde 95 başarıya ulaştık. Bu ay İstanbul’daki laboratuvarımızda üretmeye başlayacağız” dedi. • AA

 

 

 
NEWYORK'U İKİ TÜRK KURTARACAK... PDF Yazdır e-Posta

İki genç Türk mimarın fütüristik 'kıyamet' binaları, ünlü popüler bilim dergisi Popular Science'ın kapak konusu oldu.Şehrin sular altında kalması durumunda New Yorkluları kurtaracak projeye göre, 2.5 milyon insan, 70 metre yükseklikte kübik evlerde yaşayacak.Proje, bilim insanlarının öngördüğü üzere 2080 yılında denizin yükselip New York'u sular altında bırakması senaryosuna dayanıyor. Bu öngörülerek üretilen projeler arasında iki genç Türk mimarın eseri ‘City(E)Scape (Şehirden Kaçış) dikkat çekiyor.

Sinan Günay 1986 doğumlu ve İTÜ mezunu genç bir mimar. Günay ile aynı yaşta olan Mustafa Bulgur da İTÜ mezunu. Hürriyet gazetesine konuşan Günay, “Bizimkisi iddialı ve spekülatif bir projeydi. Bir tür bilimkurgu gibi. Dolayısıyla, Populer Science gibi bir derginin bizim projeyi kapağına taşıyacağını ummuyorduk” dedi.

 Günay-Bulgur ikilisinin projesi, New York’ta gökyüzüne yerleştirilecek 600 bin prefabrik ev öngörüyor. Amaç, 2.5 milyon insanın her türlü ihtiyacını karşılayarak yaşayabilmesi. Günay ve Bulgur anlatıyor: “Söz gelişi, 2080’de sıcaklık çok artacağı için ısıyı enerjiye dönüştürecek sistemler öngördük. Su ihtiyacı da denizden karşılanacak. Evler bir anlamda sığınak olacak. Zaten gelecekte New Yorkluların minimum hacimlerde yaşamak zorunda kalmaları büyük olasılık. Bu nedenle bütün birimleri kendine yetecek şekilde tasarladık. Fazla su ve elektriği de paylaşacaklar.”

Devamını oku...
 
KİM BU MÜTHİŞ TÜRK? PDF Yazdır e-Posta

1965 Yılında ABD'ye Gitti. Radarsız Uzay Roketini İcat etti. Fakat Türkiye Bu adamdan habersiz yaşadı.. Geçtiğimiz günlerde de vefat etti? ABD’nin New York kentinde 4 Ağustos tarihinde geçirdiği kalp krizi nedeniyle hayatını kaybeden İrfan Mavruk’un (69) cenazesi, memleketi Adana’da toprağa verildi.

İrfan Mavruk’un Adana’da yaşayan ağabeyi Abit Mavruk, bir gün okulda atom dersi işlenirken kardeşinin anlatımının kendisine ABD’nin kapısını açtığını ifade ederek, şöyle devam etti, “Bunun üzerine öğretmen idareye haber veriyor, konu valiye kadar gidiyor. ABD mühendisleri geliyor ve tepkili motorları soruyorlar, kardeşim de izah ediyor. ‘Bunda bir fevkaladelik var’ diyorlar. Vali bey eski TBMM Başkanı Refik Koraltan’a bir mektupla gönderdi. Koraltan durumu dönemin Başbakanı Adnan Menderes’e anlatıyor. Menderes de kardeşimi çağırdı. Dolmabahçe Sarayında Koraltan, bakanlar ve Menderes vardı. Koraltan ‘Bahsettiğim çocuk bu’ dedi. ‘Yüksek zekalı çocuklar fonu’ndan ABD’ye gönderelim dediler. 1959’da New York’a gönderdiler. ABD’liler teste tabi tutup Colombia Üniversitesine kaydettiler. ” Kardeşinin, ABD’de Houston’da bir nükleer araştırma merkezinde çalıştığını ifade eden Abit Mavruk, “Hidrojen bombasını icat eden bilim adamı da vardı. Nükleer silahların parçalarını üreten fabrikalarda çalıştı. ’Atom bataryası’ geliştirdiklerinden bahsetmişti. Füzeler uzaya çıktığında patlıyordu, bunun sebepleri ve çareleri üzerine çalışmıştı” dedi.

Devamını oku...
 
<< Başlangıç < Önceki 51 52 53 54 55 56 57 Sonraki > Son >>

Sayfa 54 / 57
bayrak2.gif

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

Anket

Sitemizin son hali hakkındaki görüşünüz:
 

Free template 'Feel Free' by [ Anch ] Gorsk.net Studio. Please, don't remove this hidden copyleft!