Ana Menü
















Hoşgeldiniz!..
BU GERÇEK YENİ ANLAŞILDI... PDF Yazdır e-Posta

Ay'ın "gümüş" gibi parlamasının sırrı çözüldüBir yıl önce su bulmak için Ay'ı vuran Nasa elde ettikleri sonuçları açıkladı

GEÇEN yıl NASA tarafından gönderilip deney için Ay yüzeyine düşürülen LCROSS adlı uzay aracı, Dünya’nın tek uydusu ile ilgili şaşırtıcı gerçekler ortaya çıkardı. Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesinin (NASA) geçen yıl su bulmak için Ay'ı vurma denemesinde kullanılan roketin, yüzlerce kilo su, gümüş, civa ve diğer şaşırtıcı kimyasalları açığa çıkardığı bildirildi. Science dergisinde yayımlanan birkaç haberde, denemede, buz şeklinde büyük miktarda su, karbonmonoksit, amonyak ve gümüşümsü metaller dahil olmak üzere bazı şaşırtıcı bulguların açığa çıktığı belirtildi.

 Bilim adamlarına göre, Ay’ın geceleri “gümüş gibi” görünmesinin de nedeni bu. Uzmanlar, Ay’a gümüş madenleri açmanın söz konusu olmadığını, mevcut gümüşün çok küçük oranlarda ve dağınık olduğunu, ancak Ay yüzeyinin parlamasını sağlayabildiğini açıkladı.

Devamını oku...
 
İŞTE ÜNİVERSİTELERİMİZİN KARNESİ... PDF Yazdır e-Posta

ODTÜ’de oluşturulan ve 7 eski rektörün yer aldığı Danışma Kurulu, Türkiye’de ilk kez yapılan bir araştırmayla akademik performanslarına Türk üniversitelerini sıraladı.

Buna göre, devlet üniversiteleri arasında Hacettepe Üniversitesi ilk sırada yer alırken, bu üniversiteyi ODTÜ, Ankara ve İstanbul üniversiteleri izledi. Vakıf üniversitelerinde de Bilkent Üniversitesi birinci, Sabancı Üniversitesi ikinci, Koç Üniversitesi üçüncü sıraya yerleşti.ODTÜ Enformatik Enstitüsü bünyesinde oluşturulan University Ranking by Academic Performance(URAP) laboratuvarlarında yürütülen çalışmayı, ODTÜ eski Rektörü Prof. Dr. Ural Akbulut’un koordinatörlüğünde eski rektörler Prof. Dr.

Nusret Aras, Prof. Dr. Tunçalp Özgen, Prof. Dr. Engin Ataç, Prof. Dr. Ülkü Bayındır, Prof. Dr. Atilla Askar, Prof. Dr. Yaşar Sütbeyaz yaptı.Araştırmanın sonuçları ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezinde Akbulut, Aras, Özgen tarafından düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı.Halen ODTÜ Kimya Bölümü Öğretim Üyeliği görevini yürüten Akbulut, ODTÜ URAP Laboratuvarının yaptığı çalışmada Türkiye’deki 125 üniversitenin akademik performanslarına göre sıralandığını bildirdi.

Devamını oku...
 
TARTIŞILAN MANZARA.... PDF Yazdır e-Posta

'Limit aşıldı' ikazı alınmadı .Karayolları Genel Müdürlüğü, dün düzenlenen Avrasya Maratonu sırasında İstanbul'daki Boğaziçi Köprüsü'nde meydana gelen titreşimlere ilişkin yazılı açıklama yaparak, 'büyük tehlike atlatıldı' iddialarına yanıt verdi.Karayolları Genel Müdürlüğünce, Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinin sürekli kontrol altında tutulan yapılar olduğu, her iki köprüde hareketleri takip için köprü izleme sistemi kurulduğu belirtilerek, ''Köprü üzerindeki her hareketin limit değeri vardır ve sistem limitler aşıldığında ikaz vermektedir. Maraton sırasında bu duruma ilişkin herhangi bir ikaz alınmamıştır'' açıklamasında bulunuldu.

Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından dün düzenlenen Avrasya Maratonu sırasında İstanbul'daki Boğaziçi Köprüsü'nde meydana gelen titreşimlere ilişkin yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada, şunlar kaydedildi: ''İstanbul'da düzenlenen Avrasya Maratonu esnasında Boğaziçi Köprüsü'nde yaya hareketlerine bağlı olarak titreşimler meydana gelmiş, dengesiz bir yük etkisi altında elektrik direklerinde enine yönde gözle görülebilir hareketler gözlemlenmiştir. Bütün bu hareketler asma köprülerin dizayn kriterlerinde öngörülen sınırların içinde kalacak değerlerdedir.

Devamını oku...
 
ÜLKÜ YOLUNDA GÜLLER VE DİKENLER PDF Yazdır e-Posta

Bilindiği gibi insanlık tarihi milletler mücadelesinin oluşturduğu dinamiklere göre şekillenir, tarih ve coğrafya ise milletlerin kaderini belirleyen önemli etkenlerin başında gelir. Bu tespit, bizim gibi yeryüzünün en köklü, en dinamik milleti için, yani büyük Türk milleti için, çok daha belirgin ve çok daha etkin bir gerçekliği ifade eder.

Tarihin her döneminde ilahi bir misyonla yüklenmiş bir “kutlu millet” olan Türk milletinin bir şekilde girip çıkmadığı yeryüzünde ne bir ülke, ne bir medeniyet nede bir kültür dairesi vardır. Asya’dan Avrupa’ya hatta Amerika’ya, Sibirya’nın dondurucu soğuk sularından Afrika’nın yakıcı sıcak çöllerine kadar etkileşime girmediğimiz insan topluluğu adeta kalmamıştır. “ Dünya tarihinden Türkleri çıkarırsanız, hiçbir millet kendi tarihini yazamaz” tespiti bilim ilerledikçe artık bütün tarihçilerin ortak söylemi haline gelmiştir. Böyle bir milletin doğal olarak dostu az düşmanı çok olacaktır.

Devamını oku...
 
ASRIN PROJESİ TEHLİKEDE Mİ? PDF Yazdır e-Posta

Avrupa’nın enerji güvenliği için Nabucco’nun rolü azalıyor mu? Avrupa'nın enerji güvenliği açısından kilit konumda görülen Nabucco Boru Hattı projesi bu açıdan asrın projesi olarak nitelendiriliyor. Ancak teknolojik gelişmeler ve rakip boru hattı projeleri Nabucco'nun önemini tehdit ediyor.

Geçmişte Avrupa’nın Kafkaslardaki ve ötesindeki doğalgaza erişerek Rusya’nın doğu-batı boru hatlarındaki tekelini kırma fikri kulağa olmayacak bir şey gibi geliyordu ama Nabucco Boru Hattı projesi bu hayali gerçeğe dönüştürdü. Geçtiğimiz ay Dünya Bankası, Avrupa Yatırım Bankası ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’ndan aldığı 5 milyar dolarlık krediyle, proje hız kazandı.

Nabucco henüz tamamlanmış bir proje değil ve en büyük iki ortak (Alman RWE ve Avusturyalı OMV) 8 Ekim’de yaptıkları açıklamada önümüzdeki yılın yatırım kararını henüz almadıklarını belirtti. RWE projenin Türkiye ayağını inşa etmek istiyor ancak Türkiye yerel firmaların da pastadan pay alabileceği bir kamu ihalesi düzenlemeyi planlıyor.

Devamını oku...
 
BAYRAĞIMIZIN DERİN ANLAMI... PDF Yazdır e-Posta

Türk Bayrağı rengini şehitlerin kanından, ilhamını da kan gölüne yansıyan ay ve yıldızdan aldığını biliyoruz.

Fakat bayrak hakkındaki bu bilgi, bayrağın taşıdığı kutsal anlamı, o anlamdaki sembolizmi, ondaki derinliği ve yüceliği anlatmaya yetmez.

Bilindiği gibi, genellikle Hıristiyan milletler bayraklarına Haç şeklinde semboller yer almaktadır. Müslüman milletlerde ise Hilal görünmektedir.

Haç'ın anlamı Hazreti İsa (a.s.)'nın çarmıha gerilerek haç şeklinde şehit edildiğine inandıkları için Hıristiyanlar onu sembol olarak alırlar.

Peki ya Hilal? Müslümanlarca sembol olarak kabul edildiğini biliyoruz. Ancak bunun sembolik değeri nereden gelmektedir?

Devamını oku...
 
İŞTE TÜRKİYE'NİN "SURALP"İ PDF Yazdır e-Posta

Türkiye'nin "SURALP"i tanıtıldı Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Mekatronik Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kemalettin Erbatur liderliğindeki ekip tarafından geliştirilen Türkiye'nin ilk insansı robotu ''SURALP'' tanıtıldı.

Doç. Dr. Erbatur, üniversitenin Tuzla Yerleşkesi'ndeki tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, bu tür robotların insana, insanın bulunduğu ortamda yardımcı olması için tasarlandığını söyledi.

Doç. Dr. Kemalettin Erbatur, Sabancı Üniversitesi Robot Araştırmaları Laboratuvar Platformu'nun kısaltmasından adını alan ''SURALP''in hazırlık çalışmalarına 2002 yılında başlandığını ve bu çalışmaların yaklaşık 5 yıl sürdüğünü ifade etti.

''SURALP''in başındaki kameralarla çevreyi algılayabildiğini ve elleri vasıtasıyla da nesneleri tutabildiğini belirten Doç. Dr. Erbatur, ''SURALP'' için 1 milyon dolar tutarında kaynağın harcandığını bildirdi.

''SURALP, Türkiye'nin ilk insansı robotu olma özelliğini taşıyor'' diyen Erbatur, 164 santimetre uzunluğundaki robotun, 114 kilogram ağırlığında olduğunu söyledi.

Devamını oku...
 
GOOGLE BUNU DA BAŞARDI PDF Yazdır e-Posta

İnternet devi Google, kendi kendisini sürebilen sürücüsüz otomobilleri California yollarında binlerce kilometrede başarıyla test ettiğini açıkladı.

Yazılım mühendisi Sebastien Thrun şirketin resmi blogundan yaptığı açıklamada, diğer araçları görmek için üstünde video kameralar, radar sensörleri ve lazer menzil ayarlayıcıları bulunan otomobillerin şimdiye dek yapılan deneme sürüşlerinde 224 bin kilometreden fazla yol katettiğini belirtti.

Bu testler sırasında araçlarda her an kontrolü ele almak üzere deneyimli bir sürücünün ve bir yazılım uzmanının da bulunduğunu belirten
Google, bu araçların trafik yoğunluğunun ve kaza sayısının azalmasına yardımcı olmasını umduğunu bildirdi.

OTOYOLDA KAZAYA KARIŞMADI

Şoförsüz test otomobilleri, San Francisco'nun ünlü Golden Gate Köprüsü, kentin meşhur inişli çıkışlı sokakları ile Google'ın ofis binaları ve Tahoe Gölü arasında mekik dokudular.

Google mühendisleri New York Times gazetesine, otoyollarda bu araçların hiçbir kazaya karışmadan gidip geldiklerini, sadece bir kez bir otomobilin trafik ışıklarında başka bir araca hafifçe arkadan çarptığını anlattılar.

Devamını oku...
 
METROBÜSLERİN GERÇEK FİYATI ORTAYA ÇIKTI PDF Yazdır e-Posta

İETT sık sık yolda kalan ve kentiliyi canından bezdiren Phileas’lar için mahkemeye gitti, gerçek fiyatı da ortaya çıktı.

Hollanda’dan alınan Phileas markametrobüsler, İstanbul trafiğine girdiği günden bu yana yaşattığı sıkıntılarla gündeme geliyor. Sık sık arızalanan, yokuşta tıkanıp kalan, trafiği tıkayarak yolculara ve diğer sürücülere saç baş yolduran Phileas’lar, sonunda İETT’nin sabrını taşırdı.

Phileaslar’in arızalarıyla ilgili araştırma yapan İETT yetkilileri, metrobüslerde her seferinde “tek tip” arızameydana geldiğini, Hollanda’daki APTS firmasının gerekli yedek parçayı vermemesi ve yeterli teknik eleman bulundurmaması nedeniyle arızaların ortadan kaldırılamadığını belirledi.

Alınan 50 metrobüsün 1 yıl gecikmeli teslim edilmesi, bunların 35’inin arızalar nedeniyle uzun süre İkitelli’deki garajda beklemesi de olaya tuz biber ekti. Tümbu olumsuzluklar üzerinemahkemeye başvuran İETT GenelMüdürlüğü, Hollanda’daki üretici firma aleyhine yaklaşık 16 milyon TL’lik dava açtı.

Dava dilekçesinde, Ağustos 2008 tarihine kadar kademeli olarak teslim edilmesi gereken 50 adetmetrobüsün 1 yıl gecikme ile Temmuz 2009’da teslimedildiği belirtilirken, 50 adet metrobüs için 65milyon 397 bin 500 Euro ödeme yapıldığı ifade edildi. Şimdiye kadar 1.2milyon Euro’ya alındığı bilinenmetrobüslerin tanesinin aslında 1milyon 307 bin 950 Euro’ya alındığı ortaya çıktı.

Devamını oku...
 
ÜLKÜCÜ HAREKET OLMASAYDI NE OLURDU? PDF Yazdır e-Posta

 

12 Eylül 1980’den sonra, bu dönemin zulmünden yorgun ve yılgın düşen bazı insanlar, “Aldatıldık, birbirimizle dövüştürüldük, kullanıldık” gibi yemlere pek kolay kapıldılar. Gerçi, askerî darbeyi planlayanlar olayların biraz daha darbe zeminine doğru gelişmesini sağlamak için, müdahale edebilecekleri yerlerde etmediler ve gerek milliyetçilerden gerekse Marksistlerden yönlendirebildikleri insanları, kan gölünü genişletmek için kullandılar. Fakat, bunlar mevzii etkilerdi ve ne hareketi başlatan, ne de yönlendiren temel sebeplerden değildi. Temel sebep açıktı: Soğuk Savaş...

 

 

 Rusya ile örtük savaşın arka planı

 Soğuk Savaş iki kutba ayrılan dünya güçlerinin kansız mücadelesini ifade ediyordu ve biz de Batı dünyasında ve bu savaşın tam ortasında yer alıyorduk. Ama, bizim için yani Türk milleti için bu savaşın, tarihe dayanan çok daha gerçek ve tehlikeli boyutları vardı. Bu çerçeveden ve bu çapta bakılmadıkça ne olayları anlamak, ne de Türk milliyetçilerinin bu kadar büyük bir inançla mücadeleye girişlerindeki heyecanı açıklamak mümkündür.

Devamını oku...
 
UFUK AÇAN ZAFERLER PDF Yazdır e-Posta

Özünde gelişme kabiliyeti olan her varlık, şartları oluşunca harekete geçer. Açılma, gelişme ve olgunlaşma hedeflerini aşama aşama , adeta zincirleme bir fetih hareketiyle zafere ulaştırır. Tıpkı toprağın içindeki bir incir çekirdeğinin kabuğunu çatlatması, filizlenip toprağı delmesi, fidan olup dal budak salması ve nihayet çiçek açıp meyveye durması gibi. Küçücük incir çekirdeğinin içinde hapsedilen hayat enerjisinin etrafındaki bütün zorluklara rağmen aşama aşama ileriye doğru atılması, açılıp gelişmesi, biri diğerini tetikleyen zaferler dizisidir.

Bu açıdan bakıldığında etrafımızı saran ve benliğimizde odaklaşan hayat denen gerçek mucize en geniş ve en genel anlamda iç içe geçmiş zaferlerin ürünüdür. Eğer, hayat içinde hayatı doğuran böyle anlamlı zaferler olmasaydı, her tarafı derin bir ölüm sessizliği saracaktı. Zifiri karanlığı ölüme mahkum eden aydınlığın enerji dolu ışıkları daha ışımadan sönecekti. Her türlü kötülüğe analık eden kara cehaletin amansız düşmanı olan bilgi akıl dolu kafaları ve sevdalı gönülleri aydınlatamayacaktı. Hayatı zehir eden kopkoyu nefreti kovamayacak, ilahi aşktan zuhur eden sevginin yaşatıcı ve yeşertici rahmani soluğu mana ve madde dünyamızı canlandıramayacaktı.

Devamını oku...
 
<< Başlangıç < Önceki 51 52 53 54 55 56 57 Sonraki > Son >>

Sayfa 53 / 57
bayrak2.gif

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

Anket

Sitemizin son hali hakkındaki görüşünüz:
 

Free template 'Feel Free' by [ Anch ] Gorsk.net Studio. Please, don't remove this hidden copyleft!