Ana Menü
















BAHÇELİ'DEN ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR PDF Yazdır e-Posta
ulku2 tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 21 Ağustos 2010 15:58

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: AKP, PKK hainleri, İmralı canisi, AKP'nin eşkıya abisi ve küresel Müslüman katilinin el ele verdikleri şer cephesi berraklaştı

ANKARA -MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "AKP-PKK arasındaki derin işbirliği ve ortaklığın gün ışığına çıkmış olmasının, aziz milletimizin 12 Eylül 2010 tarihinde yapılacak referandumdaki tercihlerini bir kez daha düşünmeleri için tarihi bir fırsat olacağı ortadadır" dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ‘AKP-PKK ilişkileri’ hakkında yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye’nin geleceğinde ve Türk milletinin bekasında çok önemli sonuçlar doğuracak olan referandum sürecinin devam ettiği kritik bir dönemde, ‘AKP ve PKK arasındaki kirli pazarlıkların bütün iğrençliğiyle ortaya çıkmaya başladığı’ nı savundu. Önce Habur’dan girişlerin ardından ‘İmralı canisi ile hükümet arasındaki kanlı, barutlu, mayınlı, taşlı-sopalı pazarlıklar’ın Başbakan Erdoğan ve hükümetin maskesini tamamen düşürdüğünü kaydeden Bahçeli, "AKP’nin Yıkım Projesi’nin neden olduğu puslu ortamda; demokratik özerklik, federalizm gibi üniter yapıyı çökertecek söylemler hayasızca dile getirilmiştir. Bu gelişmelerle birlikte, hükümetin yıllardır devreye soktuğu arabulucu, koordinatör, eşzamanlı istihbarat, el sıkışma, pazarlık yapma, masaya çağırma, örtülü af çıkarma, kimlikleri okşama, teröristi kucaklama, bölücü taleplere sempatik görünme gibi denediği bütün teslimiyet yolları tamamıyla iflas etmiş ve çok daha vahim bir eşiğe gelinmiştir" dedi.

-"AKP-PKK İŞBİRLİĞİ BEŞ ANA NOKTADA ÖRTÜŞÜYOR"-

‘Eli kanlı teröristlerin diledikleri tavizi istedikleri zaman Başbakan’dan alabildikleri karanlık bir ortamın’ yaşandığını, bu ortamda Türkiye’nin güvenliği ve terörle mücadele inisiyatifinin hükümetin kontrolünden bütünüyle çıktığını öne süren Bahçeli, şu görüşleri dile getirdi:

 "Özellikle açılım denen yıkım projesi PKK terör örgütüne ve hapisteki İmralı canisine hayallerinin bile ötesinde itibar, zemin ve imkân kazandırmış; AKP ile PKK arasında vatan evlatlarının şahadeti üzerinden kıyasıya ve alçakça bir pazarlık başlamıştır. AKP hükümeti terörle mücadeleyi tümüyle terk etmiş, aşamalı olarak geri adım atarak geldiği teröristle müzakere ve ardından mütareke ilişkilerinin de gerisine düşerek PKK terörüne ve siyasal uzantılarına tam teslim olmuştur. Artık inkar edilemeyecek kadar aydınlanan PKK ve AKP arasındaki işbirliği ve yakınlaşma sürecindeki hedef ve taleplerin beş ana noktada örtüştüğü anlaşılmaktadır. Bunlar; Türk milli kimliğinin yeniden tanımlanarak değiştirilmesi, Türkiyelilik zırvasının üst kimlik olarak benimsenmesi, Türkçe dışındaki dillerin kademeli olarak eğitim sistemi içine alınması ve kamu hizmetlerinde kullanılmasının sağlanması, millet kavramının çözülerek bir vatanda çok milletli bir yapı içinde etnik kimlikle siyaset ve örgütlenme hakkının tanınması, başta İmralı canisi olmak üzere teröristlere af çıkartılarak yalnızca toplumsal hayata değil, aynı zamanda siyasal sisteme katılmalarının da sağlanması, üniter yapının yıkılarak ‘yerinden yönetim’ adı altında önce demokratik özerklik, ardından artık her ortamda bahsedilen eyaletler sistemine geçişin sağlanmasıdır."

-"ADINA DEMOKRATİKLEŞME DENİLEN KİRLİ YOL HARİTASI..."-

‘İmralı ve hükümet işbirliğinin yol haritasındaki uzlaşma’ya göre, girişilecek yıkımın aşamalarının da artık yüksek sesle dile getirilmeye başlandığını kaydeden Bahçeli, Başbakan’ın ‘Evet’ desteğini almak için PKK taleplerinin ikinci anayasa paketinde yer alması için muhataplarına vade, işaret ve umut verdiğinin anlaşıldığını söyledi. Bahçeli, "Adına utanmadan ‘demokratikleşme ve anayasal süreç’ denilen bu kirli yol haritasının bir sonraki aşamasında PKK’nın bütün istekleri siyasallaşacak, İmralı canisi ile hükümetin rol paylaşımıyla çıktıkları yolda ve geliştirdikleri ortak ağızla parçalanmış bir devlet yapısına ulaşılacaktır. PKK’nın ve siyasi uzantılarının küstahça yaptığı ikinci bayrak talebi, Türk ifadesinin anayasadan çıkarılması ve bağımsızlığa giden aşamanın ilk durağı olan özerklik taleplerinin Başbakan Erdoğan tarafından sessizce izlenmesi buna işaret etmektedir" dedi.

-"TÜRK MİLLETİ ÖĞRENMEK İSTİYOR"-

PKK açılımında artış dönüşü olmayan bir yola girildiğini de savunan Bahçeli şunları söyledi:

"İmralı canisinden hükümete destek mesajları almak için giden kuryelere Adalet Bakanlığı tarafından aceleyle ve heyecanla tekne kiralanması ve Bebek katili tarafından sözde şartlı ‘ateşkes’ denen bir tehdidin AKP tarafından sevinçle karşılanması, Başbakan Erdoğan ile eli kanlı katil arasındaki ilişkileri ve açılım denen yıkımın foyasını ortaya dökmüştür. Bu kapsamda kanlı yıkım projesinin fotoğraf karesinde yer alanlar netleşmiş; AKP, PKK hainleri, İmralı canisi, AKP’nin eşkıya abisi ve küresel Müslüman katilinin el ele verdikleri şer cephesi berraklaşmıştır. Açılım denen yıkımın müjdecisi Cumhurbaşkanı Gül’ün bu sefer de yine bir uçak yolculuğu esnasında; ‘devlet teröre karşı her yolu dener’ açıklamasıyla beliren, sorumluluğu ‘devlete yüklemeye çalışan kurnazlığı, hükümetin gafletten ihanete varan suçunu örtmeye yetmeyecektir. Başbakan’ın sutre gerisine çekilerek kamuoyunun psikolojik olarak hazırlanması sürecini izlediği bugünkü ortamda, Sayın Cumhurbaşkanı’nın ön safta yer alarak Türk toplumuna şifreli mesajlar vermesi, bu konuda bir yetki paylaşımının yapıldığını akla getirmektedir. AKP hükümetlerinde Başbakan, Dışişleri Bakanı olarak siyasal sorumluluk üstlenmiş, üç yıldır Cumhurbaşkanı mevkiinde bulunan bir şahsın terörle mücadelede PKK ile müzakerelere kapı aralayan ve hoş gören üslubu hükümetin teröre teslim olduğunun tam bir kanıtıdır. Şimdi Türk milleti PKK’nın eli kanlı teröristleri ile hangi konularda pazarlık yapıldığını, neyin karşılığında nelerin vaat edildiğini haklı olarak öğrenmek istemektedir."

"TARİHİ FIRSAT"

İçinde bulunulan ağır şartların hiçbir tereddüde yer bırakmayacak kararlı bir duruşu gerektirdiğini ifade eden Bahçeli, "AKP-PKK arasındaki derin işbirliği ve ortaklığın gün ışığına çıkmış olmasının, aziz milletimizin 12 Eylül 2010 tarihinde yapılacak referandumdaki tercihlerini bir kez daha düşünmeleri için tarihi bir fırsat olacağı ortadadır. İnancımız o dur ki, büyük Türk milleti bölünmeye, ayrılmaya, ihanete, yıkıma, PKK ile işbirliğine "Hayır" diyecektir. Ve 12 Eylül’de vatana ihanet edenlere ve buna yeltenenlere asla unutamayacakları tarihi bir ders verecektir" dedi. (ANKA)

21/08/2010 16:59

 

 

 

Son Güncelleme: Cumartesi, 21 Ağustos 2010 16:02
 
bayrak2.gif

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

Anket

Sitemizin son hali hakkındaki görüşünüz:
 

Free template 'Feel Free' by [ Anch ] Gorsk.net Studio. Please, don't remove this hidden copyleft!