Ana Menü
















CERN'DEKİ SIR.... PDF Yazdır e-Posta
ulku2 tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 28 Mart 2012 13:59

Bilim adamlarına göre CERN’de yüzyılın deneyleri yapılmaktadır. Bu deneyi yapanlar; Büyük Hadron çarpıştırıcısı vasıtasıyla evrenin varoluşunun sırrı çözmek ve Tanrı Parçacığı olarak adlandırdıkları büyük enerji kaynağını elde etmeyi amaçlamaktadırlar. Bu deney ile ilgili olarak bir çok haber yapıldı. Hatta bu konuda birçok spekülasyon da yapılmaktadır. Şu oldu, bu oldu vs. diyerek birçok ilgili ilgisiz şeyler anlatılmaktadır. Konuyla ilgili olarak, haberlerde bir çok hikâye anlatılmıştır, birçoğunuz da benim gibi bu anlatılanları dinlemiştir. Benim bu deneyle ilgili burada anlatacağım kısım yine konunun gizlenen bölümleri ile ilgili.

Büyük Hadron çarpıştırıcısıyla alâkalı bir çok simülasyon, görsel resim ve video tanıtımı gösterildi. Ancaaak medyaya verilen resim ve tanıtım videolarında sansürlenmiş bir kısım var. Google Earth'te flu hale getirilmiş, kamufle olmuş öyle bir sansür var ki çok düşündürücü.

Sansürlenmiş bu görüntüleri, sansürsüz bir şekilde iki ayrı video halinde sizlere sunuyoruz. Flu hale getirilmiş görüntüleri Allah’ın izni ile çok uzun uğraşlar neticesinde sansürsüz hale getirmeyi başardık. Bu elde ettiğimiz görüntüleri şimdi sizlerin ilgisine sunuyoruz. Takdir edersiniz ki program kırmak kolay değil ama çok şükür meramımızı anlatacak kadar görüntüleri elde etmeyi başardık. Yani netice çok şükür hasıl oldu.

Konuyla ilgili olarak 3 sayfa raporu mealen anlatalım: Öncelikle bu görüntüleri neden sansürleme gereği duydular? Sansürlenen kısımda ne var? Videoya bakanlar 35 milyon defa yavaşlatılmış simülasyonda, Hadronun içinden geçen ışık simülasyonunu göreceklerdir. Bu çekim, bilgisayar ekranı üzerinden yapıldığından dolayı çok net olmasa da dediğim gibi sansürlenen o kısmı net olarak göreceksiniz.

Kilometrelerce alanda çember gibi görünen Hadron tüneli, ALLAH LAFZI şeklinde bir boru tünelle başlıyor. Gizli raporda yer alan plan çizimlerinde, 300 metreden büyük bu kıvrık tünel, enerjinin ilk çıkış kaynağının başlangıcı. Yani enerji bu kaynaktan çıkarak çemberi dolanıyor yine aynı yerde bitiyor. Enerji kaynağının çıkış hızıyla alakalı kıvrımlı bu tünel, resmen ALLAH LAFZINI ANDIRIYOR. Raporlarda kıvrımın enerji çıkışı ile ilgili gerekliliği çizimlerle anlatılıyor. Yani çizimlerin bilimsel bir izahı var.

Tabi ki, ALLAH LAFZI, bilerek yapılmış denemez. Ama neden sansürlenmişler, işte o nokta düşündürücü. Yoksa, "Müslümanlar bu kıvrık tüneli Allah lafzına benzetir, anlam çıkarırlar" diye mi, bilinmez. Aslında internette dikkatlice bakıldığında proje çizimlerinde bu açıkça görülüyor ama bu elimizdeki video görüntüleri olmasa çok zor fark edilir. Neden sansürlemişler? Bununla ilgili bir çok cevap verilebilinir. Ama biz net bir istihbarat verelim: Bu Allah (cc) lafzını, bire biri olan tünel, başka şekilde yapılırsa, Hadronda ilk hareket sağlanamıyor. İnançsız proje sahipleri, bu tünelin ALLAH lafzı şeklinde olduğunu bal gibi biliyorlar. ALLAH ismi olmadan bir şey olmadığını da yüzyılın deneyi adını taktıkları enerji çarpıştırması ve alternatif madde arayışlarında anlamışlardır muhtemelen. Ama biz Müslümanlara bir ibret vesilesi olduğu açık.

Bu deneyin asıl amacı aslında ALLAH’ın yani bir yaratıcının olmadığını sözde ispat etmek. Aradıkları da Şeytan parçacığı. Enerji kaynağı kabul ettikleri Şeytanın, bir enerji parçasını arıyorlar. Tabi şimdi birileri “yok artık” diyecek. Böyle diyeceklere küçük bir not: Bu gibi projelere bir çok gizli servis, bir çok devlet, Şeytani bir çok yapı vs. çok uçuk rakamlarla destek olurlar. Her birinin amacı, kendi planları doğrultusundadır.

Mesela Vatikan ve İsrail bu projeye maddi açıdan oldukça cömert davranmışlardır. Vatikan, Mesih’in parçasını arar, bilim adamları enerji oluşum kaynağı maddesini, İsrail ve Siyonistler ise Yehova’dan bir parça ararlar, Şeytaniler ise Şeytanın gücünü. Aslan payı kimindir, düşünün? Yani herkes farklı yaklaşır bu gibi bilimsel projelere. Yani herkesin kendine göre bir amacı vardır. Burada asıl amacı bilen tepedekiler. Yoksa en altta çalışanların, yukarıdakilerin amaçlarından elbette haberleri yoktur. Onlar olaya “bilimsel” bakarlar.

Bu deneyin sonucunda; “bir çok bilimsel buluşa kapı açılacak” deniliyor. İşi herkes kendi gücü oranında elinde tutuyor. Singularity’cilerin 1.5 milyar dolar katkıda bulunduğu CERN Projesinden beklentileri de çarpıştırma sonucunda ortaya çıkacak enerji parçacığı ile ilgili. Bu enerji parçası, eğer başarırlarsa, kaybolmuyor. Şimdi sadece kaybolur şekilde var. Yani bu enerji parçası ortaya çıkıyor, fakat muhafaza edilemiyor.

Peki Singularity’ciler, ne yapacaklar bu parçacıkla? Öncelikle Singularity ile ilgili olarak daha önce yazmış olduğum yazıyı okumanızı ve tv’lerde anlattığım konu ile ilgili bölümleri izlemenizi tavsiye ederim.

(http://www.onaltiyildiz.com/artikel.php?artikel_id=33)

 

Böyle bir enerji parçacığı, atom ötesi paralel evrenden gelecektir. Yani oluşum itibariyle bu da bir delik açmak gibidir. Hadron çarpıştırıcısının enerji başlangıç tünelinde ALLAH lafzı olması oldukça düşündürücü. Yecüc- Mecüc mevzuundaki Hadislerde; “Her gün o seddi kazarlar ama sed her defasında eski haline gelir, ta ki Yecüc Mecüc kavminin ele başlarından biri bir gün, Allah ismini yanlışlıkla bir şekilde anması ile veya muradullah gereği, inşaALLAH der ve delik açılır, denilir. Tıpkı Hadron çarpıştırıcısının başlangıcında ALLAH LAFZI ŞEKLİNDEKİ TÜNEL GİBİ. YECÜC MECÜC bahsini kitaplarımda çokça işledim. Bu konuda makaleler yazdım. Anlattığım bir şey var; Yecüc, ahlakı bozuk insan Mecüc denen ırkı çıkaracak, bunlar yarı insan yarı robot olabilir veya açılan bu delikten gelecek hastalık etki vs. veya varlıklar olabilirler. (Ayrıntılar için Melekler Ağlarken Kitabı. Sayfa:141 vd.)

Singularity’ciler: İnsanoğluna sözde evrim yaptırıp; çelik kemikler, ölmez hücreler vadediyorlar. "Tanrı; çürük, ölen, ihtiyarlayan insan yaratmış. Biz ise mükemmelini yapacağız," iddiasındalar. Tabi bunlara bir de yeni sistem lazım. İşte enerji parçacıklarından diot kalemlerle şekillendirilmiş, yani yok olmayan enerji parçacığına "melek sureti" verip, sistemlerindeki insanlara takacaklar. Şimdi sizlere bir filmi hatırlatacağım: Altın Pusula. Bu çocuklara yönelik bir yapımdı. Bu filmde herkesin içinde bir hayvan şeklinde cini vardı. Bu cinlerin gücü, taşıyana göre, maharetine göre değişiyordu. 2007 yılı yapımı bu filmde özetle: “Bir akşam Lyra’nın amcası Lord Asriel okulu ziyarete gelir. Lyra ile cini Pantalaimon, onun hocalarla yaptığı gizli toplantıya kulak misafiri olurlar. Lyra gizlendiği dolapta esrarengiz hikâyeler dinler. Çingenelerle birlikte Kuzey’e gider. Zırhlı ayıların hüküm sürdüğü, gökyüzünde cadı - kraliçelerin uçtuğu, çok ürkütücü deneyler yaptığı bir yerdir burası…”

Singularity’cilerin Deccali planı da ilk aşamada çocuklara, her çocuğa sözde bir melek takmak. Meleğin güçlenmesi, çocuğun sistemlerine olan hizmetiyle orantılı olacak. Deccali bu sisteme zararlı olan çocukların melekleri güçsüz ve diğerlerine köle olabilecek şekilde tasarlanacak. Bu melek maddesini şöyle düşünün: Güçlü olanınkinin ışığı çok oluyor, karanlık dünyada önünü aydınlatıyor; kötü olanınınki ise ışığı sönük veya hiç yok. Meleği güçlü olan çocuk, kemiklere aşılayacakları bir madde ile koruma kalkanına sahip olacak, çelik kemiklere sahip olacak vs vs. Bu argümanlar daha da detaylandırılabilinir.

Bu keferelerin işi Allah’ı -haşa- taklit etmek, Tanrılığa soyunmak. Bu Deccali bir yapıdır. Sistemlerinde insanların böyle bir melek gücüne ayrı bir sistem kurduğunu düşünün : Ne kadar ışık yani güçlü melek, o kadar kredi. Bu kredi yaşam mükafatı olabilir veya mükafatlara ulaşma vesilesi paranın yerini alacak bir sistem vs. de olabilir. Teknoloji artık futbol maçlarını, masa üzerinde seyrettirecek seviyede, böyle şey olmaz demeyin.

Şimdi bu yüce Ayet başka bir anlam kazanıyor EN’AM 111. "ONLARA, MELEKLER İNDİRSEK İNANACAK DEĞİLLER.” Bu Ayeti bir de şöyle düşünelim: Nasıl olur da Allah(cc) melek indirecek ve insan inanmayacak, akıl almıyor değil mi? "Ne biçim kafirmişler," falan deriz. Oysa insanlığı sahte meleklerin sardığı Deccali bir sistemde, gerçeği de sıradanlaşır, yaratıcı işi olduğuna inanılmaz! Çünkü yaratıcı bilinci bu sistemde silinecek. Deccal ile ilgili; "Beraberinde bir cennet ve bir cehennem vardır. Onun cehennemi bir cennet, cenneti de bir cehennemdir." Hadisini unutmamak lazım. Deccal'in burada sahteciliğine dikkat çekiliyor.

CERN Projesinde; Yecüc Mecüc ve Deccal kokusu hissediliyor. Yukarıdaki videoyu bir de şu Ayeti tefekkür ederek izleyin: BAKARA 17. “ONLARIN DURUMU ATEŞ YAKAN KİMSENİN DURUMUNA BENZER, ATEŞ TAM ÇEVRESİNİ AYDINLATTIĞI SIRADA ALLAH IŞIKLARINI YOK EDİVERİR DE ONLARI GÖREMEZ BİR BİÇİMDE KARANLIKLAR İÇİNDE BIRAKIVERİR.” Bu Ayet'i lütfen uzun uzun tefekkür edin.

Kehf Suresi 51. Ayet: “Ben onları (İblis ve soyunu) ne göklerin ve yerin yaratılışına, ne de bizzat kendilerinin yaratılışına şahit tuttum.” Ayet aynen böyle söylüyor. Bu yüzden yaratılışı bulmak mümkün değil. Allah (cc) açıkça beyan etmiş.

Evet, “ŞEYTAN SİZİ ALLAH’LA ALDATMASIN” Ayeti çok şey anlatıyor. Bilim adamları Allahsız bilim olmayacağını anladılar. Bu büyük bir ibret bizlere. Kadir-i Mutlak Allahuekberdir.

Türk dünyası çok çalışmalıdır, sancaktarlık kolay değil. Müslümanlar dünyada birbirine düşürülüyor, sığ tartışmalarla bölünüyor, hâlâ sen ben fitneleri devam ediyor. Evrim teorisi çoktan çürüdü. Deccal, yeni sistemde insanoğluna yeni evrimler hazırlıyor. Müslümanlar zihniyet devrimi yapmalı. Soğuk savaş dünyasının sığ tartışmaları çoktan bitti, Müslümanlar yeni sistemi çözmeli.

 

Saygılarımla

 

OKTAN KELEŞ

 

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

www.onaltiyildi.com

 

 

 

 
bayrak2.gif

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

Anket

Sitemizin son hali hakkındaki görüşünüz:
 

Free template 'Feel Free' by [ Anch ] Gorsk.net Studio. Please, don't remove this hidden copyleft!