Ana Menü
















BAŞBUĞ HAKKA YÜRÜYÜŞÜNÜN 17.YILINDA ANILDI PDF Yazdır e-Posta
Pazartesi, 07 Nisan 2014 06:33

MHP'nin Kurucusu Başbuğumuz Alparslan Türkeş'in Hakka yürüyüşünün 17. yılı dolayısıyla anıt mezarında düzenlenen törenle anıldı. Kur'an-ı Kerim okunması ile başlayan anma törenine, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin yanı sıra TBMM Başkanvekili Meral Akşener, MHP Grup Başkanvekilleri Yusuf Halaçoğlu ile Oktay Vural, Türkeş'in oğulları Tuğrul Türkeş ile Ahmet Kutalmış Türkeş, parti yöneticileri,Ülkü Ocakları,Ülkütek, Türkav ve diğer kuruluşlardan çok sayıda yönetici ve vatandaşlar katıldı. Bahçeli, Türkeş'in doğum yeri olan Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesi Köşkerli köyünden getirilen toprağı serpti, kırmızı-beyaz karanfiller bıraktı.

Daha sonra partililere seslenen Bahçeli, 17 yıldır her 4 Nisan'da manevi bir görevi yerine getirmek için anıt mezarda toplandıklarını belirterek, merhum Alparslan Türkeş'in aziz hatıralarını dua, hürmet ve minnetle yad ettiklerini, fatihaları ruhuyla buluşturduklarını, geride bıraktığı hizmet ve eserlere şükran duyduklarını söyledi.

"Merhum Türkeş Bey, ömrünü ülkülerine adayan, varlığını milletinin bekasına ve devamlılığına hasreden örnek bir dava insanıdır" diyen Bahçeli, Türkeş'in hayatının mücadeleler içinde geçtiğini anlattı. Türkeş'in 80 yıllık yaşamında zorluklardan asla yılmadığını, hiçbir tehditten korkmadığını, inandığı doğrularından ve hedeflerinden taviz vermediğini ifade eden Bahçeli, Türkeş'in Türk siyasetine yeni bir soluk, yorum ve vizyon getirdiğini vurguladı.

Türkeş'in milli, manevi ve tarihi değerlerden bir siyaset modeli kurduğunu ve Türk milletinin vicdanına tercüman olduğunu dile getiren Bahçeli, şöyle devam etti:

"Türk milliyetçiliğinin fikir sahasında kalmayıp siyaset sahnesine inişi, bir plan dahilinde sosyal ve ekonomik sorunlara cevaplar üretmesi, merhum Türkeş Bey'in öncülüğünde gerçekleşmiştir. Bizatihi kendi sözleriyle ifade edecek olursak, Türk milliyetçiliği akımı, Milliyetçi Hareket Partisi'yle tarihte ilk defa siyasi bir partinin programı ve dünya görüşü olmuştur ve elbette milliyetçilik, Türk-İslam ülküsünün ana damarı olarak yarınlarımıza feyiz vermiş, ön açmış, yüreklendirmiş ve dalga dalga büyüyerek son vatanımızda sayıları 8 milyona yaklaşan insanımızın ocağından tütmüştür. Bu, hakikaten de çok ciddi bir kazanım ve sonuçtur."

"ÇAĞLARIN PASLI KİLİDİNİ AÇACAK ANAHTAR, BİZDEDİR"

Bahçeli, 1910'lu yıllarda aydınların formüle ettiği Türk milliyetçiliğinin artık millete mal olduğunu ve MHP'nin bunu önyargıları yıkarak başardığını bildirerek, şunları söyledi:

"Yapamazsınız, başaramazsınız, diyen kötümserleri, engel çıkarmaya çalışan karamsarları ve kıskançlığın elebaşlarını azmimizle, cesaretimizle, millet sevdamızla ikna ve mahcup ettiğimiz ortadadır. Ne mutlu bizlere ki, 8-9 Şubat 1969 tarihinde dikilen filiz bugün 45 yaşını dolduran bir çınar olmuştur. Merhum Türkeş Bey'in doğumunun 97'nci, vefatının 17'nci yıldönümünde iki emanetinden birisi olan Milliyetçi Hareket Partisi büyümüş, dalları sadece Anadolu'da değil, Türk ve İslam'ın yaşandığı ve yaşatıldığı her yere tutunmuştur. Şunu da unutmayınız ki Milliyetçi Hareket Partisi yalnızca oy oranlarına, yüzde hesaplara bakılarak anlaşılamaz. Türkiye haritasının değişik renklere boyanmasıyla tanımlanamaz, tasvir edilemez.

Sahip olduğumuz potansiyelimiz, ilke ve ülkülerimiz birilerinin idrak edemeyeceği kadar derin, kuvvetli ve engindir. Çağların paslı kilidini açacak anahtar, bizdedir. Bozgunu zafere çevirecek milliyetçi irade bizimledir. Milliyetçi Hareket Partisi, Türk milletinin özeti ve son ümididir. Milliyetçi-ülkücü hareket, mazlumların sesi, zalimlerin korkulu rüyasıdır. Herkes bilmelidir ki Milliyetçi Hareket Partisi yerinde saymamıştır. Olanla yetinmemiş, anıları konuşarak, geçmişe takılarak, mirastan yiyerek zamanın bir noktasında durmamıştır. İstikrarlı büyüme, dengeli gelişme, tutarlı ve emin politikalarla Türkiye'nin ve Türk milletinin parlayan yıldızı olmayı 45 senelik tecrübe ve birikimiyle hak etmiştir. Dinamik, donanımlı, inançlı, ahlaklı milliyetçi-ülkücü kadrolar, bugün ülke yönetimine tam olarak hazırdır. Geçmişimizi unutmadan, devamlı ileriye, devamlı geleceğe bakarak 45 yılın yüklediği sorumluluk şuurunun gereği daha fazla yerine getirilecek ve layıkıyla taçlandırılacaktır."

"DÜN ÇEKİLEN CEFALAR, BUGÜN BİZE YURT BIRAKMIŞTIR"

Bahçeli, "milletine güvenmiş ve sadakatle bağlanmış, milletinin huzur ve refahı için yanıp tutuşmuş fazilet zirvesi şahsiyetler için pes etmenin ve vazgeçmenin olmayacak bir şey" olduğunu belirterek, Türk milletinin tarihsel devamlılığında pay ve katkısı olan kutlu isimlerin her zaman duyarlı davranmayı bildiğini, ikbalin değil istikbalin peşinden koştuğunu, günübirlik heveslere ve dönemsel menfaatlerin gelip geçici cazibesine aldanmadığını, nefislerini terbiye ettiğini, milletin hak ve hukukunu bireysel amaçların gerisinde tutmayı akıllarına dahi getirmediğini ifade etti. Bu kişiler için kutuplaşma ve kavgayı kenara çekerek kaynaşma ve kucaklaşmayı üstün tuttuğunu dile getiren Bahçeli, şu değerlendirmeleri yaptı:

"Bu aziz vatan, kendini aşma becerisi gösteren, fedakarlıktan kaçmayan, öz değerlerine sımsıkı bağlı kalabilen yüksek irade sayesinde bağımsızlığını hem kazanmış hem de kurumsallaştırmıştır. Şu bir gerçektir ki Türk milleti, nice acıları yenmiştir. Türk milleti nice badireleri atlatmıştır. Var olmak, bir olmak, iri olmak ve daim olmak için her kuşak üstlendiği milli vecibeyi az ya da çok ifa ve icra etmiştir. Bu sayede ateşle çevrili bu coğrafyada Türk milleti şanıyla, şerefiyle, kültürel zenginliğiyle ayakta durmuş, gelecekteki iddia ve özlemlerinden kopmamıştır. Dün çekilen cefalar, bugün bize yurt bırakmıştır. Dün atılan adımlar, bugün bizim kıvancımız ve gururumuz haline gelmiştir. Dün verilen emekler, göğüslenen çileler, durdurulan saldırılar bugün daha iyisini yapmak ve sağlamak için bizlerde heyecan uyandırmıştır. Yerli ve yabancı çıkar gruplarının asırlarca bitmeyen oyunlarına, azalmayan provokasyonlarına rağmen, Türk milleti kırılmayan çizgisiyle, aşınmayan ahlak ve erdemiyle bugünlere ulaşmıştır. Milliyetçi-ülkücü hareket, bunların her zaman farkında olacaktır. Gafiller, milli değerleri inkar etse de bu milletin yılmaz ve yenilmez savunucusu olan Türkiye sevdalıları, inkarı ihanet görmeye ısrarla devam edecektir. Bu aynı zamanda, geçmişimize ve muhterem ecdadımıza vefa ve gönül borcumuzun bir gereğidir."

Milliyetçi-ülkücü hareketin, millet hizmetini artan bir şevkle, inanmışlıkla ve coşkuyla sürdüreceğini söyleyen Bahçeli, tarihte çok daha kötü durumlara düşmüş olan milletin çaresinin milliyetçilik ve MHP olduğuna vurgu yaptı. Bahçeli, "Biz, şartlar ne kadar ağır olursa olsun, Türkiye ve Türk milleti için çalışmaktan, çırpınmaktan, üretmekten ve mücadeleden yorulmayacağız" dedi.

Bahçeli, Alparslan Türkeş'e ve aziz şehitlere Cenab-ı Allah'tan rahmet niyaz ettiğini de sözlerine ekledi.

BAŞBUĞ YURTDIŞINDA DA ANILDI

Merhum Alparslan Türkeş, Vefatının 17. Yılında yurtdışında yaşayan Türkler tarafından da anıldı. Hollanda Türk Federasyon tarafından Mescid-i Aksa Camii Bozok Gençlik Konferans Salonu'nda düzenlenen anma programda Hollanda Türk Federasyon Teşkilat Başkanı Necmi Çelik tarafından açılış konuşması yapıldı. Çelik, yapmış olduğu konuşmada Başbuğ Alparslan Türkeş'in, Türk gençliğine bakışını ve verdiği önemden bahsetti. Çelik, "Başbuğ Türkeş, bizlere her zaman ışık olmuş ve bizlerde ona layık olmaya çalışmaya devam edeceğiz. Hollanda Türk Federasyon gençlik kolları Başbuğ Alparslan Türkeş'i unutmayacağız ve unutturmayacağız." diye konuştu.

Amsterdam Mescid-i Aksa Bozok gençlik teşkilatı, Alparslan Türkeş'in anısına 'Başbuğlar ölmez' ve 'Çanakkale' türküsünü seslendirdi.

TÜRK İNSANININ DERTLERİ İLE DERTLENİRDİ

Türkiye'den programa katılan eğitimci yazar Gazi Karabulut, Alparslan Türkeş'in, tüm Türklerin Başbuğ'u olduğunu söyledi. Onun ilham kaynağının Hoca Ahmet Yesevi olduğunu ifade eden Karabulut, "Başbuğ'un tek ideali temiz Türklük erdemi ile yaşamaktır. İslam inancı ve Türk tarihi onun rehberi olmuştur. Başbuğ, Türk insanının dertleri ile dertlenen insan idi. Ömrü Türklük davası ile geçmiştir. Ve nihayet tarihler 4 nisan 1997 yılını gösterirken, resmi kayıtlara 23.15 diye yazılır iken ulu bir çınar artık veda etmişti fani dünyaya. Ankara adeta göz yaşına boğulmuştu. Sadece Ankara değil, Türkiye'nin her yerinden göz yaşları sel olup aktı. Mekanın cennet olsun Rahmetli Başbuğ." dedi.

BAŞBUĞ, BİZE CEHALET İLE MÜCADELEYİ ÖĞRETTİ

Hollanda Türk Federasyon Genel Başkanı Murat Gedik ise konuşmasında "17 yıl geçmesine rağmen Başbuğ halen kitleler tarafından anılmaktadır, bu sadakat başka hiç kimseler için gösterilmemektedir. Türkeş demek, Türk tarihini bir bütün olarak ele almak demektir, yaşamış olduğumuz toplumda huzur ve barış için mücadele etmek demektir, ruh kökünden kopmadan herkes ile kucaklaşmak demektir. Başbuğ, bizlere cehalet ile mücadele etmeyi öğretmiştir, ve bu cehalet çok sayıda maskeler kullanıp karşımıza çıkmaktadır. Onun bırakmış olduğu emanetler her daim yaşatılacaktır." ifadelerini kullandı.

MEVLİD-İ ŞERİF VE HATİM OKUNDU

Anma programı Amsterdam Mescid-i Aksa Camii Bozok Gençlik teşkilatının şiir ve ilahi grubunun katkılarıyla devam etti. Program, okunan Mevlit ve hatim dualarının ardından yapılan ikramdan sonra son buldu.

Hollanda Türk Federasyon tarafından yapılan açıklamada Başbuğ Alparslan Türkeş'in vefatının 17. yıl vefatı dolayısıyla federasyona bağlı teşkilatlarda farklı etnik ve anma programlarının düzenleneceği Kur'an-ı Kerim ve hatm-i şeriflerin okunacağını söyledi.

Ülkütek olarak Merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey'i ve aziz ülkü şehitlerini saygı, sevgi ve rahmetle yad ediyoruz.

Başbuğumuzun kabrinin nur, mekanının Cennet olmasını Cenab-1ı Allah'tan diliyoruz.

Yazımızı Başbuğumuzun bir sözüyle sonlandırıyoruz:

"Hepiniz birer Türk Bayrağısınız. Bayrağı lekelemeyin, kirletmeyin ve yere düşürmeyin."

Ruhu şad olsun.

 
bayrak2.gif

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

Anket

Sitemizin son hali hakkındaki görüşünüz:
 

Free template 'Feel Free' by [ Anch ] Gorsk.net Studio. Please, don't remove this hidden copyleft!