TDK'DAN ÖNEMLİ AÇIKLAMA... Yazdır
operator1 tarafından yazıldı.   
Pazar, 06 Ekim 2013 16:04

Üyeleri arasında ÜLKÜ TEK'in de bulunduğu Türk Dayanışma Konseyi "Demokratikleşme Paketi" hakkında önemli bir basın bildirisi yayınladı:

Biz Türk Dayanışma Konseyi Olarak;
AKP iktidarının sözde  "Demokrasi Paketi’ni, Türk milletinin milli ve manevi varlığına olumlu yönde katkı yapmak ve gerçek demokrasinin kökleşip güçlenmesini sağlamak için değil,  bölücülere verdiği sözleri yerine getirmek, partilerinde başlayan oy kaybını durdurmak ve yerel seçimler öncesi ülke gündemini değiştirmek üzere getirdiğini düşünüyoruz.
Biz Türk Dayanışma Konseyi olarak; Türk Milletine varlığımızı armağan etmek için var olduğumuzu ve bu mücadeleyi gerçek demokrasiyi hak eden Türk Milletinin kazanacağını bir kere daha Türk Kamuoyuna duyuruyoruz.
Ne mutlu Türk’üm diyene!

 

İşte o bildiri...

 

Türk Kamuoyuna Duyurulur:
Bilindiği gibi modern anlamda demokrasi, tarım toplumundan sanayi toplumuna geçişi başaran milli devletlerin kurulmaya başlamasıyla birlikte varlığını ortaya koymuş sosyal ve siyasal bir olgudur.
Demokrasinin temel ön koşulu millet, milli devlet ve milli egemenliktir.
Milli devlet milliyetçilik duygu ve düşüncesinin bir doğal sonucudur. Dolayısıyla fikri felsefi anlamda demokrasi, milliyetçiliğin doğal bir sonucudur.
Millete duyulan derin bir sevgi ve bağlılığın adı olan Milliyetçilik, toplumsal birim olarak milleti ve onun milli iradesini her şeyin merkezine alır. Dolayısıyla, milliyetçilik ve demokrasi ayrılmaz bir bütündür. 
Demokrasinin güçlenmesi doğrudan doğruya milletin varlığının ve bütünlüğünün güçlendirilmesinden geçer.  Eğer bir millet bölünmek isteniyorsa, milli irade ve demokrasi de yok edilmek isteniyor demektir.  Dolayısıyla demokrasinin en büyük düşmanı bölücülüktür.
Bu noktada günümüz Türkiye’sinde Türk milletinin devletiyle vatanıyla bölünmez bütünlüğüne yönelik açık ve ağır saldırılar "demokrasi "  adı altında gerçekleştirilmektedir. Gerçekten bugün bu durum dikkatimizden kaçırılan "yaman bir çelişki"yi ifade etmektedir.
Demokrasi; farklı kimlik biçimlenmesine sahip, kendisini diğeri karşısında farklı hisseden birden fazla halkın rejimi değildir.
Demokrasi, ”bir” olan bir halkın kendi kendini idare ettiği, siyasi iradenin bu ayrışmamış, parçalanmamış, bütün ve bütüncül, yekpare, mono blok halk kitlesine dayandığı ve bu mono blok kitleye karşı gerçek manada sorumlu olduğu bir yönetim tarzıdır.
Milli devletlerde farklılıklar, çatışma alanları, demokrasinin vatandaşlık kavramı ile ortadan kalkar. Milli devletler; kendi egemenlik alanları içerisinde yer alan bütün vatandaşlarını eşit hak ve özgürlüklere sahip kılar.
Demokrasinin işlerlik kazanması da,  vatandaşlık bilinci ile gerçekleşir.
Günümüz dünyasında vatandaşlığın koşulu milli aidiyettir.
İşte Türkiye Cumhuriyeti Devletinin milli aidiyeti de, yok edilmeye çalışılan "Türk Vatandaşlığı"dır.
İşbaşındaki iktidarın ve başbakanın bir türlü anlamak istemediği temel gerçek, Türklüğün bir "etnisite"nin adı değil, tüm alt kültür gruplarını içine alan, yüzlerce yıl müşterek kültürü oluşturan bir milletin adı olduğudur.  Şurası da unutulmamalıdır ki; Türklük için yeteri kadar milli bedel kanla, canla, alın teriyle ödenmiştir.
Gerçek anlamda demokratikleşme, Türk milletini ayrıştırmak, Türk kimliğini silmek değil, Türk Milletinin toplumsal bütünleşmesini güçlendirmek ve yüceltmektir.
Ayrıca Demokrasi, hukukun ayaklar altına alındığı, haklardan, özgürlüklerden ve imkânlardan sadece yandaşların, işbirlikçilerin ve bölücülerin yararlandığı bir siyasal sistem hiç değildir.
Mevcut iktidarın aylardan beri allandıra ballandıra hazırlığını yaptığı, büyük bir şaşa ile açıkladığı "demokrasi paketini” yukarıdaki bakış açısına göre değerlendirdiğimiz de, Türk milletinin maddi ve manevi varlığını güçlendirici bir yönünün olmadığı, aksine bu milli varlığımızı zayıflatıcı maddelerle dolu olduğu açık bir gerçektir.
Zaten bu sözde Demokrasi Paketi'nin öznesi ve gerçek muhatabı Türk milleti değildir.  Gözü olup görebilenlerin, kulağı olup duyabilenlerin, aklı olup düşünebilenlerin, kalbi olup hissedebilenlerin rahatlıkla anladıkları gibi bu malum paketin öznesi de, muhatabı da en ılımlısından en radikaline kadar Bölücü Teröristler ve onların legal ve illegal örgütleridir.
Bu sebepten ; "Türküm, doğruyum...ile başlayıp.. Varlığım Türk varlığına armağan olsun. Ne mutlu Türküm diyene" sözüyle biten "ANDIMIZ" söylemi, isminin önünde MİLLİ sıfatı bulunan Eğitim Bakanlığına bağlı ilkokullardan kaldırılmaktadır. Bu tavır, Türk milletine duyulan derin bir kini ve köklü bir intikam duygusunu yansıtmaktadır.
Bu sebepten; Türk Devleti'nin dili olan Türkçe’nin dışındaki dillerle eğitim ve öğretimin kapıları sonuna kadar açılmakta, vatanımız üzerinde paralel milletler, paralel devletler ve paralel ülkeler oluşturmanın yolları genişletilmektedir.
Şurası çok iyi bilinmelidir ki; "Herkesi kör ve aptal kendilerini de gözü açık ve zeki “sanan zavallı gafiller, Türk milletinin gözünden bu yakıcı ve acı gerçeği BAŞÖRTÜSÜ perdesiyle gizlemeyeceklerdir.
PKK dayatmalarının bir yansıması olan bu sözde demokrasi paketini, sözde sessiz devrimin yeni bir aşaması olarak sunan mevcut iktidar, bölücülere adeta teslimiyet bayrağı çekmiştir.
Bu paket PKK’nın elinden, İmralı canisinin de tezgâhından geçmiş, sözde Akil İnsanlar Heyeti’nin raporlarıyla harmanlanmıştır.
Bu paket yapılan açık, gizli, sinsi pazarlıkların bir sonucu olup, AKP hükümeti ve Başbakanın gayretleriyle bölücü talepler siyasal alana taşınmış, meşruiyet zeminine çekilmiştir.
Bilindiği gibi, nihai hedefi Birleşik Kürdistan'ı kurmak olan PKK’nın bölücü talepleri kabaca dört ayaklı olup; siyasi statü, anadilde eğitim, özerk yönetim ve siyasi aftan ibarettir. Soruyoruz? Bu paket ve ileride gelecek olan paketler bu talepleri karşılamayı mı amaçlamaktadır?
Bu durum mevcut iktidar için gafletten öte bir aşamayı ifade etmektedir…
Sözde demokrasi paketinizin bir maddesi de dar bölge seçim sistemini içermektedir. Burada asıl amaç; Bölücü Terör Örgütünün meclisteki yasal uzantısı olan partiyi güçlendirerek gelecekte anayasayı birlikte değiştirecek çoğunluğa kavuşturmak mıdır?
Biz Türk Dayanışma Konseyi Olarak;
AKP iktidarının sözde  "Demokrasi Paketi’ni, Türk milletinin milli ve manevi varlığına olumlu yönde katkı yapmak ve gerçek demokrasinin kökleşip güçlenmesini sağlamak için değil,  bölücülere verdiği sözleri yerine getirmek, partilerinde başlayan oy kaybını durdurmak ve yerel seçimler öncesi ülke gündemini değiştirmek üzere getirdiğini düşünüyoruz.
Biz Türk Dayanışma Konseyi olarak; Türk Milletine varlığımızı armağan etmek için var olduğumuzu ve bu mücadeleyi gerçek demokrasiyi hak eden Türk Milletinin kazanacağını bir kere daha Türk Kamuoyuna duyuruyoruz.
Ne mutlu Türk’üm diyene!
Saygılarımızla…07.10.2013

Türk Dayanışma Konseyi

 

 

Son Güncelleme: Pazartesi, 07 Ekim 2013 12:05